24 Eylül 2011 Cumartesi

TRUFF





Dün akşamdan makaron yapmaya niyet etmiştim. Bu sabah, diğer sabahlardan pek de farklı sayılmazdı.O farkı, sonradan fark edecektim. Günlük programımı akşamdan hazırlamıştım. Önce kahvaltı yapılacak, ev toparlanacak ardından makaron için lazım olan malzemeler alınacaktı. Buraya kadar her şey planlandığı gibi gitti. Evle ilgili kısımları hallettim. Markete gittim. Gayet güzel bir alışveriş yaptım. Her alışveriş bir terapidir benim için.Pasta malzemeleri alıncaksa o çifte terapi sayılır. Neyse eve geldim, sabah kahvemi içtim ve makaron macerasına atıldım. Akşam bir sürü internet sitesinden bir sürü farklı makaron tarifiyle karşılaşmıştım.Fotoğrafı en güzel olanı gözüme kestirdim ve başladım. Tabi büyük bir korkuyla beraberdim.

Çünkü kimse ilk seferde ayarı tutturamıyormuş, çok zormuş, bazıları umutsuz sonuçlar neticesinde makaron kelimesini hafızalarından silmiş… Bunlara benzer bir sürü olumsuz yorumları okumuştum. Baştan kabul ettim tamam kolay olmayacak sakin ve dikkatli olmalıyım. Tarifi aynen uyguladım. Ama ne tarif!...  80 gr yumurta akı yazıyor tarifte. Hıım yumurta akı tamam da benim mutfağımda mutfak terazisi yok.

Gel de çık işin içinden. İnternette aradım, arkadaşlara telefon açtım,  80 gr yumurta akı nasıl olur diye… Yok cevap çıkmıyor. Kimi diyor bardakla göz kararı bir değer yürüt,  kimi diyor bir yumurta şu kadar ağırlıktaysa yarısını al… İkiye böl beşle çarp karekökünü al sonra aldığın o karekökü geri ver… Değer verilerek çözülen matematik sorularına döndü durumum. Neyse ben yine göz kararı 2 yumurtanın sarısını işleme koydum. Zaten matematikle aram hiçbir zaman iyi olmadı şimdi mi olacak? Tamam güzel gayet normal seyrediyor herşey. Derken tarifte diyor ki;  eğer diyor, renkli makaronlar diyor, yapmak istiyorsanız şeker ve bademli karışımın içine gıda boyasını ekleyin diyor. Tamam ekledim;  aynen dediği gibi. Allah Allah renk hiç mi değişmez yahu. Yok hakikaten bir ton koyusu ya da açığı bile olmadı. Halbuki ben ton farkına bile razıydım, o kıvama gelmiştim yani. Bir tüp boyayı boşalttım kabın içine, bana mısın demedi…

Neyse yılmak yok. Devam ettim. Savunma mekanizmam hemen devreye girdi ‘’zaten her şeyin doğalı güzel,boşver böyle daha iyi oldu’’, dedi  bana mekanizmam. Derken her şey hazırlandı, fırın ısıtıldı, makoranlar tepsiye dizildi ve fırına verildi. Tarifte 170 derecede yarım saat pişirin yazıyordu. Yarım saat sonra bir de ne göreyim?  Benim mokaroncuklar yanmasın mı? Yandı tabiki. O kadar narin bir karışım 170 derece sıcaklığa dayanamadı tabi ki… Burdan devamını zaten anlamışsınızdır. Ben makaron bekliyordum yanık, yamuk, yumuk bir şey çıktı fırından. O şekline rağmen özünden yani bir şey kaybetmez mi insan? Yok vallahi mis gibi çıtır çıtır gayet  lezzetli bir şeyler olmuş. Ben görüntü bozukluğu açısından mahvoldum, çok üzüldüm. Ne umutlar bağlamıştım. Kolay değil; yanan ya da dağılan; tepsideki makaronlar değil benim ümitlerimdi aslında… Tamam o kadar da dokunaklı değildi;  ama yeri gelmişken biraz duygusallık katayım dedim işin içine…


Neyse asıl konumuza dönelim. İşte ben bu olumsuz vak’asından sonra elimde kalan kremalı çikolatalı karışımı düşündüm. Yazık ziyan olmasın dedim. Ne yapayım , nasıl yapayım diye düşünürken aklıma Türkçe karşılığı henüz bulunamamış ‘’truff’’lar geldi. Zaten makaron da Türkçe değildi bir şey farketmezdi artık bu saatten sonra. Alt yapı hazırdı üstelik. İçine fazladan biraz fındık ve bir kek konulacaktı o kadar. Ben de eklenmesi gereken malzemeleri ekledim. İşte hiç hesapta olmayan truff’lar böyle hazırlandı.Tam da böyle bir durum için atalarımızın güzel nasihatlarinden biriyle truff  tarifine geçmek istiyorum:Neye niyet neye kısmet!... Truff’lar beni hiç üzmedi sağolsunlar, hiç zorlamadılar. Afiyet olsun.
NOT: MAKARON macerasının mutlu sonu bir sonraki yazımda olacak. Mutlu sonla biten hikayeleri sevenler bir yere ayrılmasın.


MALZEMELER

100 gr bitter küvertür çikolata
200 gr krema
1 adet hazır kek
1 su bardağı dövülmüş fındık

SÜSLEMEK İÇİN
Hindistan cevizi
Badem parçaları
Türk kahvesi
Ceviz

HAZIRLANIŞI
Küçük bir tencereye kremayı koyun.Kaynar kaynamaz ocaktan alın.Çikolataları rendeleyip kremanın içine dökün.Homojen bir şekilde dağılması için çırpma teli ile iyice çırpın.Başka bir kapta kek parçalarını elinizle iyice ufalayın ve un kıvamına getirin.Ufalanan kek parçalarını ve fındığı kremalı karışımın içine dökün ve bir spatula ile güzelce karıştırın.Hazırlanan karışımı buzdolabına koyun, 7-8 saat dolapta bekletin.
Dolaptan çıkardıktan sonra elinize istediğiniz büyüklükte parçalar alın.Avuçlarınızda yuvarlayın.İstediğiniz süsleme malzemelerine bulayın.Afiyet olsun.



4 yorum:

  1. truf yapmayı seviyorum eldeki malzemelerle insanın yaratıcılığını ortaya çıkarıyır:))))

    YanıtlaSil
  2. Truff yapmayı bugun ben de denedim buzdolabında şekil almayı bekliyorlar, ama hazır kek yerine buzluktaki önceden kalan keki kullandım bakalım nasıl olacak...

    YanıtlaSil
  3. Ben yazmayı unutmuşum bak hatırlattığın iyi oldu.Hazır kek kullanmak şart değil gerçekten.En güzeli evde olan malzemeyi değerlendirmek.

    YanıtlaSil
  4. çok eğlenceli bir yazı olmuş zevkle okudum tariflerin hoşuma gitti ayrıca foto çekimlerinde çok hoş:))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...