26 Ağustos 2012 Pazar

Hoş geldin :)


Kaç aydır blogumla ilgilenemiyorum. En son yaptığım yayından bu yana epey bir vakit geçmiş. Bu zaman zarfında hayatımda çok köklü değişiklikler oldu. Yeni yerler, yeni tatlar, yeni insanlar... Bütün bu yeniliklerin içinde güzelliklerin yanı sıra bazı tatsız olaylar da yaşanmadı değil. Hayatın tüm renklerini yaşadık çok şükür, sadece siyah-beyaza takılmadan…
Öncelikle neden bu kadar ara verdim yayın yapmaya onu belirteyim. Şuan 35 haftalık hamileyim. Ve hamileliğimin ilk dört ayı benim için çok zor ve ağır geçti. Bulantılar, halsizlik, iştahsızlık… Gün 24 saatken ben 18-19 saat uyku halindeydimJ
Mutfağa giremedim. Yemek yapmaktan çok büyük zevk alan ben kendi mutfağımdan tiksindim. Kendi evimde yaptığım yemeklerden yiyemedim. Zaten zorla beslendim; sadece vücudun ihtiyacı olan gıdalardan almaya gayret ettim. Dışarıda ya da misafirlikte gayet güzel yemeğimi yiyebiliyordum ilginç bir şekilde…
Neyse ki bu zor günler Nisan-Mayıs ayında yaptığımız Türkiye tatilinde kendiliğinden ortadan kalktı. Taze meyveler, sebzeler, köy ürünleri ister istemez insanın iştahını kabarttı. Tabi ki gittiğimiz yerlerdeki kalabalığın da iştah üzerindeki arttırıcı etkisini yok sayamayız. Kalabalık sofralarda hep doyduğumu bilmeksizin yemişimdir. Tokluk hissim kayboluveriyor böyle sofralarda…
Berlin’de bu kış çok çetin geçmişti bana göre. Çünkü uykucu şirine bağlamıştım. Ve evden dışarı çıkamamıştım neredeyse bütün kış. Türkiye’ye en güzel zamanda ilkbaharda gitmiştik. Fırsat bu fırsat diyerek dağ bayır çayır demeden gezdik. Nerelere mi gittik. Ben Adanalıyım, dolayısıyla ilk durağım Adana oldu. İstanbul zaten Allah’ın emri… Kahramanmaraş ve yaylaları-köyleri… Ankara, Beypazarı, Şile, Ağva ,Gaziantep…


Fırsat bulabilirsem gezdiğimiz yerler hakkında da yazmak isterim daha sonra. Bu aralar doğumun yaklaşmasıyla doktor kontrolleri arttı. Hazırlıklar tamamlanma yolunda ilerliyor. Bebek arabası, yatağı, giysileri… derken alışverişler devam ediyor. Eksiklikler muhakkak ki olacaktır. Hastaneleri gezdik, ve beğendiğimiz birine kaydımızı yaptırdık. Ha kayıt yaptırmak şart mı derseniz değil tabi ki; fakat insanın önceden gidip doktoruyla hemşiresiyle konuşması, doğum yapılan ortamı ve süreci görmesi açısından insanı rahatlatan kaygıyı azaltan önemli bir unsuru teşkil ediyor bu süreç.
Şimdilik her şey yolunda gidiyor. Zaman çok çabuk geçti benim için özellikle 5.aydan itibaren. Oğlumuz çok hareketli. 5. Aydan itibaren hareketlerini hissetmeye başladım. Daha da hareketlenerek bu günlere geldik çok şükür. Öyle ki geceleri tekmeleriyle uyanıyorum. Sanırım annesine antreman yaptırıyor paşamJ Doğumdan sonra geceleri uyanmakta zorlanmayayım diye.
Fırsat buldukça yayın yapmaya devam edeceğim; fakat doğum hazırlıkları devam ederken bu pek mümkün görünmüyor. Zaten oğlum da sağ olsun pek fazla oturmama müsaade etmiyor. Hep ayakta olmamı ya da hareket etmemi istiyor diğer türlü çok tekmeliyor J Hareket insanı olacak belli ki; gerçi hiç de belli olmaz bu işler… Her şeyin hayırlısını diliyorum.
Görüşmek üzereJ

6 yorum:

  1. Mericim selam...Allah bir seste kurtarsın..hayırlısıyla oğluşunu kucağına al canım..bende Adanalıyım..hemşeriyiz..çok sevindim..görüşmek üzere..sevgiler..nurlumutfakta.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler canım,güzel dileklerin için.

    YanıtlaSil
  3. Hayırlı olsun nebizin sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Rabbim bir nefeste kurtulmayı nasip eylesin

    sağ sağlim kucağına lırsın inşallah paşayı:)

    YanıtlaSil
  5. İnşallah :)Teşekkürler canım.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...