30 Eylül 2016 Cuma

ERİK MARMELATI



MALZEMELER
1 kg erik
2 su bardağı toz şeker

HAZIRLANIŞI
Erikleri yıkayıp çekirdeklerini çıkarın. Erikleri ortadan ikiye bölüp geniş bir tepsiye yayın. Üzerini şekerle kaplayıp bir gece bekletin.
Bir gecenin sonunda erikler suyunu bırakacaktır. Ardından erikleri rondodan geçirip püre haline getirin. Püre haline gelen erikleri tencereye alarak orta ateşte kaynamaya bırakın.
Marmelatınız kaynadıktan sonra kısık ateşte 15 dakika daha kaynatın.
Üzerinde köpükler oluşursa kevgir ile köpüklerini alın.
Ocağın altını kapatın ve marmelatın içine yarım limon suyu sıkıp karıştırın.
Ardından marmelat sıcakken kavanozlara doldurup kapağını sıkıca kapatıp kavanozu ters çevirin.
Bir gün bu şekilde bekletin. Marmelatı buz dolabında ya da serin bir yerde muhafaza edin. 
Afiyet olsun.


26 Eylül 2016 Pazartesi

UĞURBÖCEĞİ KAPINIZI ÇALARSA-Prof Dr. Neşe Erol- Salim Keskingöz



Resimleyen: Özlem Koçak
Tübitak Popüler Bilim Kitapları

‘’Eda ile Ayıcık Bay Sarı’nın ortak bir öyküleri var. Bu kitapta bir uğurböceğinin sırtında başlayarak mutlu bir aileye ve neşeli günlere uzanan öykülerini anlatıyorlar. Anlattıklarıyla da pek çok çocuğun sıcak bir aileye kavuşma hayalini yansıtıyorlar. Eğlenceli çizimleri ve keyifli anlatımıyla milyonlarca çocuğun yaşamına ayna tutan Uğurböceği Kapınızı Çalarsa’ da evlat edinen ailelere yönelik bilgiler de yer alıyor’’.

Selim’in kitaplığından merhaba herkese;
Selim’e kitap alırken önceleri biz seçiyorduk anne baba olarak. Birkaç kitabı seçip okuyoruz. Biz kitabı incelerken o da kitapçıdaki oyun parkında oyun oynayarak vakit geçiriyor. Kitap seçerken içinde Selim’in hoşlandığı temalar olmasına dikkat ediyoruz. Çünkü her dönem farklı bir şeye ilgi duyuyor. Arabalarla başlayan ilgisi kaplumbağalar, denizaltı yaşamı, uzay, dinozor gibi konularla dönem dönem değişiyor. Tabi ki kitabın içeriği kadar çizim ve renklerine dikkat ediyoruz. Mesela Selim kırmızı rengi çok sever ve kırmızı her şey onun ilgisini bir şekilde çeker.
Geçenlerde yine kitap almaya gitmiştik. Birkaç tane kitap seçtik ve onları incelerken Selim elinde kırmızı bir kitapla geldi. ‘’bunu alalım ben bu kitabı çok sevdim’’ dedi. Uğurböceği kapınızı çalarsa… O sırada İpek ağlamaya başlamıştı. Acele bir şekilde okumadan hızlıca resimlere ve yaş sınırına baktık ve alıverdik.
Eve geldik uykudan önce bu kitabı okumamı istedi. Yatağa uzandık ve başladım okumaya. Kitabın yarısına kadar sessizce dinledi. Şu cümleyi okuyana kadar:
‘’Ben bebekken bir yuvada kalıyormuşum. Beni dünyaya getiren anne babamı hiç hatırlamıyorum. Kimimiz kaybetmiş ailesini kazada ya da depremde. Kimimizin ailesi getirip bırakmış bizi çaresizce...’’
Bundan sonra başladı sorular sormaya:
-anne ben de mi yuvada yaşıyordum bebekken…
-beni de mi yurttan aldınız…
-deprem ne demek…
-annesi babası neden bırakmış onu…
-siz beni bırakırsanız ben çooook ağlarım…
-ben daha çocuğum tek başıma korkarım, arabalar çarpar bana, okula yalnız gidemem…
-ama kardeşim senin karnından çıktı ben gördüm onu karnın kocamandı…
-önce ben karnından çıktım di mi…
Ben tedirgin oldum bir an. Onun anlayacağı şekilde nasıl anlatırım bilemedim bu evlat edinme meselesini…
En iyi yaptığım şeyi yaptım Selim’i gıdıklayarak konuyu değiştirdim…


Kitabın üzerinde ‘’4 yaş +’’ yazıyordu. Fakat çocukların gelişim dönemi bu konuda ihmal edilmiş. Bu yaş grubu çocuklar henüz soyut işlem dönemine geçmediği için soyut kavramları anlamakta zorlanabilirler. Kitap çizimleri yönünden 4 yaş grubuna uygun olsa da içeriği yönünden kafa karışıklığına sebep olan ifadeler içermekte. ‘’Bay Sarı’’ adında oyuncak bir ayının hikayesiymiş gibi başlıyor. Kitabın sonuna geliyorsunuz birden bire şu ifadeyle devam ediyor:
‘’FAKAT HERKES GİBİ BEN DE BİLİYORUM GERÇEĞİ. BAŞTAN BERİ ANLATTIĞIM ASLINDA BENİM HİKAYEMDİ’’
Ve başlıyor kafa karışıklığı… Evet okunması gereken bir kitap; fakat bu yaşlarda değil. Henüz erken en azından Selim için…


23 Eylül 2016 Cuma

ŞEFTALİ KONSERVESİ



Kışın şeftalilerin olmadığı vakitlerde ya da yaptığınız tatlılarda, pastalarda kullanabilirsiniz. Ben geçenlerde cheesecake üzerinde kullandım. Kışın hastalıklar boy gösterdiğinde sıcak sıcak içebilirsiniz. İçerisindeki tarçın, zencefil, limon ve karanfil ile bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı vücudunuzu kuvvetlendirir.

MALZEMELER
2 büyük boy şeftali
1 su bardağı toz şeker
5 adet karanfil
1 çubuk tarçın
1 adet fındık büyüklüğünde zencefil ( kuru )
Yarım limon
5 su bardağı su

HAZIRLANIŞI
Yarım limonu dört parçaya kesin.
Bir tencerenin içine su, şeker, çubuk tarçın, limon, karanfil ve zencefili koyup kaynatın.
Kaynama işlemi bittikten sonra içindeki malzemeleri bir süzgeç ile çıkarın.
Şeftalilerin kabuklarını soyup küçük küpler şeklinde doğrayın ve kaynamış suyun için içine atın.
Yaklaşık 15 dakika kısık ateşte pişirdikten sonra kavanozlara doldurun.
Hemen kapağını sıkıca kapatıp ters çevirin.
Bir gün ters çevrili şekilde bekletin. Sonrasında dilediğiniz zaman çıkarıp kullanın.
Afiyet olsun.
NOT: Şeftalilerinizin tadına bakıp şeker oranını ona göre ayarlayın. Benim kullandığım şeftaliler çok şekerli olduğu için bir su bardağından bir parmak eksik şeker kullandım.

20 Eylül 2016 Salı

ŞEFTALİ KOMPOSTOSU


Bursa’ya taşınalı bir seneyi doldurduk. Bursa’da yaşayıp da şeftalili bir tarif yazmazsam bir eksiklik olur diye düşündüm. Malum Bursa’nın şeftalisi meşhur. Meşhur olmakta haklılık payı da var tabiki. Burada yediğimiz şeftaliler kokusu ve şekeri itibariyle oldukça lezzetli bir tada sahip. Şeftali zamanı geçmeden sıcak yaz günlerinde içimizi ferahlatacak güzel bir komposto yapalım mı ne dersiniz?
İçinde kullandığımız tarçın, zencefil, karanfil sayesinde lezzetli bir tadı olduğu gibi ödem sökücü özelliğe de sahip bir komposto tarifi…

MALZEMELER
2 büyük boy şeftali
1 su bardağı toz şeker
5 adet karanfil
1 çubuk tarçın
1 adet fındık büyüklüğünde zencefil ( kuru )
Yarım limon
5 su bardağı su


HAZIRLANIŞI
Yarım limonu dört parçaya kesin.
Bir tencerenin içine su, şeker, çubuk tarçın, limon, karanfil ve zencefili koyup kaynatın.
Kaynama işlemi bittikten sonra içindeki malzemeleri bir süzgeç ile çıkarın.
Şeftalilerin kabuklarını soyup küçük küpler şeklinde doğrayın ve kaynamış suyun için içine atın.
Yaklaşık 15 dakika kısık ateşte pişirdikten sonra servis kaselerine alın.
İsterseniz sıcak isterseniz soğuk olarak servise sunun.
Afiyet olsun.
NOT: Şeftalilerinizin tadına bakıp şeker oranını ona göre ayarlayın. Benim kullandığım şeftaliler çok şekerli olduğu için bir su bardağından bir parmak eksik şeker kullandım.

-Tarifin aslı Arda’nın Mutfağı’na aittir. Ben evdeki malzemelere göre ufak değişiklikler yaptım. Tarifin aslında taze zencefil kullanılmıştı ben kurusunu kullandım. Tarifte karanfil yoktu ben karanfil de ekledim.

18 Eylül 2016 Pazar

SİYAH ÜZÜMLÜ SMOOTHİE-ÜZÜMLÜ MİLKSHAKE


Yaz bitmeden bu sıcak havalarda içimizi ferahlatacak nefis bir o kadar da sağlıklı bir içecek tarifi geliyor. Ana malzememiz siyah üzüm. Mevsimi geçmeden kaçırmayın bu tarifi. Bir de siyah üzümün faydalarını okuyunca daha bir istekle yaparsınız belki. Lezzeti şahane, hazırlaması kolay biz çok beğendik.
Mantar hastalıklarına karşı etkili olan siyah üzüm, güçlü bir antioksidan olarak, enfeksiyon ve bakterilerin yol açtığı iltihapları giderebilir.
Siyah üzüm kabızlık ve hazımsızlığı giderir, midede bulunun asit seviyesinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlar.
Siyah üzüm diğer üzüm çeşitlerinde olduğu gibi göz sağlığını korumak için gerekli olan besinler içerir, görme yeteneğini geliştirir.

MALZEMELER
350 gram çekirdeksiz siyah üzüm
2 adet muz
1 çay bardağı soğuk süt
2 yemek kaşığı sade dondurma
5 küp buz

HAZIRLANIŞI
Buz küpleri hariç bütün malzemeleri blender dan geçirin.
Üzümleri iyice parçalandıktan sonra buz küplerini ekleyip 5-10 saniye daha blender dan geçirin.
Siyah üzümlü smoothie servise hazır. Afiyet olsun.

NOT: Buz parçalarının miktarını azaltıp arttırabilirsiniz kendi damak zevkinize göre.


16 Eylül 2016 Cuma

BODRUM-ORTAKENT'TE BAYRAM TATİLİ


Geç de olsa herkesin bayramını kutluyorum. Umarım güzel bir bayram geçirmişsinizdir. Biz ilk kez aile büyüklerinden uzak bir bayram yaşadık. Erkek kardeşim çalıştığı için her bayramı onsuz geçirirdik. Bu kez onunla birlikte olmak için kız kardeşimle birlikte bir plan yaptık ve erkek kardeşimin yanında geçirdik bayramı. Enişteler, kardeşler ve iki çocukla hem güzel bir bayram hem de gecikmiş bir tatil yaptık kardeşimin çalıştığı otelde.


Bursa-Bodrum arası 555 km olmasına rağmen yoğun trafik ve polis çevirmeleri sebebiyle 9 saat sonunda ulaştık otele. Kızım henüz 3,5 aylık olduğu için yolculuk boyunca pek sıkıntı çıkarmadı. Fakat oğlum 4 yaşında ve hareketli bir çocuk olması sebebiyle yolculuk hiç bitmeyecek gibi geldi. Arada verdiğimiz kısa molalarda biraz rahatladı neyse ki. Ama 4 yaşında bir erkek çocuğunu araba koltuğunda sakin tutmak hiç de kolay olmuyor. Yanımıza onun sevdiği oyuncakları, kitapları almıştım yol da yardımcı olsun diye. Bir süre onu oyalamaya yaradı bunlar. Araba markalarını saydık, hangi araba hızlı, hangisi yavaş, hızlı giden arabalar kaza yapar vb… bir sürü sohbetimiz oldu yol boyunca.


Yolculuk bitip de otele ulaştığımızda saat 15.30 civarındaydı. Hemen odamıza yerleşip denize gittik. Selim hemen kum oyuncaklarıyla başladı oyuna. Otelimiz Ortakent’teydi, sahili çok güzel ve temizdi. Selim’in yaşlarında bir sürü çocuk vardı ki bu bir piyangoydu bizim için, çok mutlu olduk hepimiz. Selim ilk kez deniz tatili yaptığı için denize girmekten biraz çekindi önceleri. Sonra diz boyuna kadar girip yine oyuncaklarıyla vakit geçirdi. En çok sevdiği şey çocuk havuzuna atlamak oldu. İpek kızımızı da Maxi Cosi pusetiyle yanımızda gezdirdik. Genelde uyudu zaten.


Kaldığımız odadan deniz kıyısına gitmek için üç ayrı asansöre binmek gerekiyordu. İşin bu kısmı bizi çok yordu; çünkü bebek arabasını yanımıza almamıştık bagaja sığmadığı için. Maxi Cosi puseti de elde taşımak için pek de hafif sayılmaz. İpek’i taşımak sıkıntı oldu, onun dışında çok güzel bir tatil geçirdik. Bir de emzirme sıkıntısı vardı tabi ki onu es geçemem. Denize girip çıkınca tuzlanıyor insan haliyle. Çıktıktan sonra sahilde duş aldım tuzlar gitsin diye; fakat sahildeki duşun suyu tuzluydu. Neyse odadaki banyoda tuzlarımdan arınırım dedim o da olmadı oteldeki bütün sular deniz suyu arıtmasıymış. Ben de son çare yanımda küçük pet şişelerdeki sularla gezdim. Çünkü İpek’i ilk emzirdiğimde emmek istemedi. Şişe suyuyla yıkanıp öyle emzirmek zorunda kaldım. Annelikte çareler tükenmez dedikleri tam da bu olsa gerek.


Akşamları kardeşimin mesaisi bitince de hep birlikte dışarı çıktık. İlk olarak Bitez’deki Okaliptus Cafe’ye gittik. Tam da çocuklu ailelere göre bir yermiş. Fotoğraf makinamı yanıma almadığım için orada fotoğraf çekemedim maalesef. Denize sıfır çok güzel bir cafe. Yerde rengarenk kocaman minderler, hamaklar var. Arkada dalga sesleri ve hafif bir müzikle çok dinlendirici bir mekandı.
Ertesi gün öğleden önce Bodrum Marina’yı ve Bodrum Kale’sini gezdik. Bu kez İpek’i kanguruda taşıdım. Böylesi çok daha rahat oldu hepimiz için. İpek kangurudayken fotoğraf çekmek çok daha kolay oldu.

Bodrum’a daha önceki gidişlerime göre bayram nedeniyle olsa gerek çok sakindi. Bu yüzden tadını çıkarmak çok kolay oldu. 3,5 aylık bir bebek ve 4 yaşında bir erkek çocuğuyla da deniz tatili yapılabilirmiş onu anladık anne baba olarak. Tatilden çıkardığımız sonuç bu.


8 Eylül 2016 Perşembe

YEŞİL MERCİMEK SALATASI


MALZEMELER
1 su bardağı yeşil mercimek
 1 su bardağı kuskus
 4 – 5 dal maydanoz
 4-5 dal dereotu
 4-5 adet yeşil soğan
1 çay bardağı haşlanmış mısır
 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
 Tuz
 1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı pul biber
1 adet limon suyu

HAZIRLANIŞI
Yeşil mercimeği haşlayın. Başka bir tencerede kuskusu pişirin. Pişmiş olan kuskus ve mercimeği bir çukur bir kaba alın.
Maydanozları ve dereotunu çok ince olmayacak şekilde doğrayın.
Yeşil soğanları çok küçük olmayacak şekilde doğrayın.
Bütün malzemeleri çukur bir kaba alıp geriye kalan diğer malzemeleri de ekleyip güzelce karıştırın.
Afiyet olsun.

5 Eylül 2016 Pazartesi

BEBEKLERDE GRİP TEDAVİSİ


Bebeğimiz henüz 3 aylık ve hayatının ilk hastalığıyla tanıştı: Grip..
Burun tıkanıklığı ile gece uykusunda zorlanınca Otri bebe’nin burun damlasını damlattık. Sonrasında yine aynı markanın burun aspiratörüyle burnunda biriken ve nefes almasını zorlaştıran mukusu temizlemeye çalıştık. Fakat damla işe yaramadı ve burnundan bir şey çıkmadı. Ertesi gün öğlene doğru ateş çıktı. 1 çay kaşığı Calpol verince biraz rahatlamış olmalı ki yaklaşık bir buçuk saat uyudu. Yine de burnundan doğru düzgün nefes alamıyordu. Doğru nefes alamadığı için ememiyor ve dolayısıyla da huzursuz oluyordu. Vücudunun normal ritmi bozulmuştu. Daha fazla kaka yapıp daha az emiyor ve daha çok ağlıyordu. Burun damlasını belirli aralıklarla damlatmaya devam ettim ama; dediğim gibi nefes almasına pek yardımcı olmadı.

Öğleden sonra ateşinin yine çıkması, arda arda gelen hapşırıklar ve nefes almasının daha da zorlaştığını görünce doktora götürdük. Kan testi sonuçları temiz çıktı. Detaylı kontroller sonucu gribe yakalandığını söyledi doktoru. Mukus çözücü bir şurup, ateş dürücü olarak Calpol ve bir de bebekler için üretilen bir burun spreyi verdi. Bu tarz hastalıklarda burun damlasının yetersiz kaldığını ve etki etmediğini uygun bir burun spreyinin tedaviyi etkin bir şekilde hızlandırdığını söyledi.
Bugün hastalığının ikinci günü. Dünden beri ilaçları kullanmaya başladık. Burun spreyi kutusunda bir de burun aspiratörü çıktı. Sprey gerçekten çok etkili sonuçlar verdi. Önce burnuna birer kez sıkıp ardından burun aspiratörü ile içerde biriken salgıyı komple dışarı çıkardık. Ve çok şükür ki her burun temizliğinden sonra nefesi açıldı, emmeye başladı, keyfi yerine geldi. Gerçekten çok etkili bir burun spreyiymiş. Uykudan önce de buhar makinasını çalıştırdık.
Bugün sabah yine ateşi çıktı; fakat vücudunun her yerine yayılan bir ateş değildi. Sadece üst bölgelerinde çok fazla olmayan bir ateşti bu kez. Yine yarım ölçek Calpol ve burun temizliği ile rahatladı ve uykuya daldı.

Nerden geldi bu hastalık virüsü?
 Abisi de 4 gün önce aynı belirtileri gösteren bir rahatsızlık geçirmişti. Hastalığın bulaşmasını engellemek için iyileşene kadar kardeşini yanağından öpmemesini sadece elinden öpmesini söylemiştik. Fakat Selim ‘’ ama kardeşim çok yumuşak hep öpmek istiyorum hep’’… diyerek kendine engel olamadığını söyledi. Çocuk bu,  durumun ciddiyetini kavrayamaz tabi ki. Bir yetişkin olgunluğu beklememek lazım 3,5 yaşındaki bir çocuktan. Daha önce de Selim bu ve benzeri rahatsızlıklar geçirmişti; fakat İpek bu durumdan etkilenmemişti. Demek ki anne sütü gerçekten koruyormuş diye rahatlamıştım. Birkaç gün önce anladım ki anne sütünün koruyamadığı hastalıklar da olabiliyormuş. Yani sütüm korur diyip de öyle rahat rahat davranmamak gerekiyor. Sen yine de tedbirini al!..

Peki ne yapılmalı?
Evde başka bir çocuk daha varsa ne yapsanız kar etmez. Kaşla göz arasında yine yakın temasla virüs alışverişine girerler.
-Evi daha fazla havalandırmak ortama daha fazla temiz hava girmesine yardımcı olur.
-Evinizde varsa buhar makinası daha rahat nefes almasına yardımcı olacaktır.
-Bebeği gün içesinde açık alanlarda dışarı çıkarmaya çalışın.
-Ateşinin çıktığını fark ettiğiniz an bezini ve üzerindeki bütün kıyafetleri değiştirin.
-Ateşin boyutuna göre ılık bir duş.
-Evdeki sesi ve gürültüyü azaltmak bebeğinizin huzursuzluğunun azalmasına ve rahat uyumasına yardımcı olacaktır.
-Burun akıntısının dışarı çıkması için bebeğin başı hafifçe yükseltmelisiniz. Gerekirse yastığının altına herhangi bir havlu ya da battaniyeyi katlayıp koyun.
-Daha sık emzirmeye çalışın. Fakat öncesinde mutlaka rahat nefes alıp almadığını kontrol edin. Burnu tıkalı bebek emmekte zorlandığı gibi yutkunmakta da zorlandığı için öksürük nöbetine girebilir.
-Uyku öncesi burnunu temizleyip nefes almasını kolaylaştırın.
-Dışardan eve gelenler bebeğin yanına yaklaşmadan önce sabunla ellerini yıkasın.
-Kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durmaya özen gösterin…
Bebeğimiz çok şükür hızlı bir şekilde toparlanmaya belirtisi gösteriyor. Burnu açıkken ve ateşi olmadığında keyfi yerinde oluyor. Bu da bizi mutlu ediyor. Tüm hastalara özellikle bebeklere ve çocuklara acil şifalar diliyorum. Evlatlarımız hasta olmasın!...



4 Eylül 2016 Pazar

GÜVEÇTE KAŞARLI SUCUKLU YUMURTA


Şık sunumuyla geç yapılan pazar kahvaltılarını şenlendirecek oldukça lezzetli bir tarif. Sucuklu yumurtayı bir de böyle deneyin.

MALZEMELER
Güveç sayısı kadar yumurta
Dilimlenmiş kaşar peyniri
Dilimlenmiş sucuk
Güveçleri yağlamak için tereyağı

HAZIRLANIŞI
Güveç kaplarınızı tereyağı ile yağlayın.
Güveç kabının içine bir miktar kaşar peyniri yerleştirin.
Peynirin üzerine sucuk koyup üzerine bir yumurta kırın.
Önceden ısıtılmış 200 derece fırında alt üst ayarda yumurtalar dilediğiniz kıvama gelene dek pişirin.
Afiyet olsun.

NOT: Kaşar peyniri ve sucuğun yerini değiştirerek de pişirebilirsiniz, tadında bir değişiklik olmuyor.
Yumurtaları kayısı kıvamında seviyorsanız, yumurtanın beyazı piştikten hemen sonra fırından çıkarın.

Eğer çok pişmiş yumurta seviyorsanız, yumurtaların hafif kızarmasını bekleyin fırından çıkarmadan önce.

2 Eylül 2016 Cuma

PİŞMEYEN CHEESECAKE / BARDAKTA CHEESECAKE


Herkese merhaba; bu sıcak yaz günlerinde hem içinizi ferahlatacak hem de hazırlaması çok kolay bir tarifimiz var bugün. Tarifin sahibi Kevser hanıma bir arkadaşımın tavsiyesine üzerine ulaştım. Tarifi aynen olduğu gibi yazıyorum.

MALZEMELER
6 adet yulaflı bisküvi
1 yemek kaşığı süt
1 paket 200 gram labne peyniri,
2 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu
İstediğiniz herhangi bir meyve ( ben şeftali kompostosu kullandım meyve olarak )

HAZIRLANIŞI
Bisküvileri rondodan geçirip sütle karıştırın.
Karışımı 2 adet servis kabına paylaştırıp düzleyin.
Ayrı bir kasede  labne, bal ve limon suyunu çırpın.
Bu karışımı da bisküvilerin üzerine paylaştırın.
Üzerine küçük doğradığınız meyveleri yerleştirin.
Afiyet olsun.


NOT: Tarif için Kevser hanıma çok teşekkürler.
https://www.kevserinmutfagi.com/2-kisilik-pismeyen-cheesecake-tarifi

KIŞLIK KONSERVE DOMATES


MALZEMELER
3 kg domates
1 yemek kaşığı turşuluk kalın tuz
1 yemek kaşığı zeytinyağı

HAZIRLANIŞI
Domatesleri yıkayıp kabuklarını soyun. Soyduktan sonra domatesleri gelişigüzel dört beş parça olacak şekilde doğrayın. Doğradıktan sonra domatesleri bir tencereye alın. Bir yemek kaşığı turşuluk tuzu ve zeytinyağını ilave edip orta ateşte 30-35 dk kaynatın. Kaynadıktan sonra bir kaşıkla, içi kurulanmış kavanozlara doldurun. Domatesleri kavanozlara doldurduktan sonra, kapağını çok sıkı bir şekilde kapatın. Kavanozun içindeki havayı almak için dikkatlice kavanozu ters çevirin. Düz bir zemine koyun ağzı ters bir şekilde bir gün bekletin. Bir gün sonra kavanozun doğrusunu çevirin; oda sıcaklığında muhafaza edin. Kış için doğranmış domateslerimiz hazır. Dileğiniz şekilde yemeklerinizde kullanın. Afiyet olsun.

1 Eylül 2016 Perşembe

SİRKESİZ KORNİŞON TURŞUSU


MALZEMELER
Yarım kg kornişon
2 baş sarımsak
2 tatlı kaşığı limon tuzu
2 yemek kaşığı turşuluk tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker

HAZIRLANIŞI
Bir kabın içine limon tuzu, şeker ve turşuluk tuzu koyup iki su bardağı suda eriyene kadar karıştırın.
Kornişonları bol suyla yıkayın. Cam bir kavanozun içine bir iki sıra kornişonları dizin. Üzerine sarımsakları dizin. Kavanoz dolana kadar aynı işlemi tekrar edin.
Son olarak hazırladığınız sulu karışımı kavanoza dökün. En üste bir tatlı kaşığı tuz ve limon tuzu ekleyip kavanozun kapağını sıkıca kapatın. En az 10 gün gölgede bekletin. Afiyet olsun.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...