3 Eylül 2019 Salı

ÇİLEK REÇELİ TARİFİ



MALZEMELER
1 kg çilek
2 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı limon suyu

HAZIRLANIŞI
Çileklerin saplarını ayıklayıp bol suyla yıkayın.
Çilekleri bir tepsiye yayın.
Üzerini şekerle kaplayıp bir gece bekletin.
Bir gecenin sonunda suyunu salan çilekleri tencereye koyup orta ateşte kaynatın.
Reçel kaynadıktan sonra kısık ateşte 15 dakika daha kaynatın.
Üzerinde köpükler oluşursa kevgir ile köpüklerini alın.
Ocağın altını kapatın ve reçelin içine limon suyu sıkıp karıştırın.
Çilek reçeli soğuduktan sonra kavanozlara koyup kapağını sıkıca kapatın.
Çilek reçelini buzdolabında ya da serin bir yerde muhafaza edin. 
NOT: Kavanozun ve kavanoz kapağının ıslak olmamasına dikkat edin.
Afiyet olsun.



29 Ağustos 2019 Perşembe

KİTAP YAYINLAMAYA ALTERNATİF ÇÖZÜM


Gökçeada'dayken yazamadım. Bir cümleyi bırak bir kelime bile. Olmadı. Yazamadım. Ama sonrasında yazılacak bir sürü hikaye ve anı topladım.Bol bol fotoğraf çektim. Bol bol hikaye dinledim adada yaşayan Rumlardan, Türklerden. Gökçeada'daki merkez parkın soluna kendi kitap tezgahını kuran fotoğraftaki yazar da bu hikayelerden bir tanesi. Neden bunu paylaşıyorum? Birincisi tezgahın önüne yazdığı yazı çok samimi geldi. Okurken yüzümde bir tebessüm canlandı. Yaptığı işi ne kadar da çok seviyor diye düşündüm. İkincisi turistik yazlık yerlerde genelde inci, boncuk,magnet, yöresel ürün tezgahlarını görmeye alışkın olan bünyem kitap tezgahı görünce sevinçli bir şaşkınlık yaşadı. Üçüncüsü hayatımda ilk kez fuar ve imza günleri dışında bir yazarın kendi kitaplarının başında durduğunu görmek içimdeki evlat ( kitap) sevgisini coşturdu. Kaç oldu? Ha, dördüncüsü yazarın kılık kıyafetindeki doğallığı makyajını yapmadan podyuma çıkması ohh be benim gibiler de varmış dedirtti. Ayağında şort, sandalet kafasında kasket. Gerçi yaz günü başka ne giyilir ki? Sonra ayaklarım tezgaha yürüdü. Dilim sohbete başladı. Yazarın ilk kitabı bir yayın evinden çıkmış. Kısa süre sonra yayın evinden ikram edilen maddi ve manevi darbeler nedeniyle sonraki kitaplarını matbaada kendi imkanlarıyla bastırmış. Her bir kitabı için bandrol almış. Çok uzun sürmüş yolculuğu, emek vermiş, çok yorulmuş hiç vazgeçmemiş. Gökçeada'da ulaşabildiği kadar insana satıyormuş kitaplarını. Ne tuhaftır ki en çok kışın satış oluyormuş. Yazları seyrekmiş. Çok satanlara girme hedefi olmamış. Eşe dosta veriyormuş kitaplarını.
Yazmaya tutkuyla bağlanmış bir kere, kopmaya da niyeti yokmuş. Ha bu arada yarın bir gün kitabım çıkar da beni de sokakta böyle bir tezgahın arkasında görürseniz şaşırmayın. Büyük ihtimalle ben makyajlı olurum😊

KISIR TARİFİ



MALZEMELER

İki çay bardağı köftelik bulgur
1 tatlı kaşığı nar ekşisi ( isteğe göre limon suyu)
2 adet orta boy domates
2 adet orta boy salatalık
Bir adet küçük boy kuru soğan
2 veya 3 adet yeşil soğan
Bir tutam kimyon
Yarım bağ maydonoz
1 yemek kaşığı biber salçası
2 ya da 3 yemek kaşığı zeytinyağı
Damak tadına göre bir miktar tuz
Kaynamış su

HAZIRLANIŞI

Çukur bir kabın içine bulguru koyup üzerine göz kararı kaynamış su ekleyin. Bulgur kabının üzerini kapatın ve 15-20 dakika bekletin.
Soğan, domates, maydonoz ve salatalığı küçük küçük doğrayın.
Bulgurun üzerine salça, kuru soğan ve baharatları ekleyip birkaç dakika yoğurun.
Ardından domates, salatalık, yeşil soğan ve maydonozları ekleyip karıştırın. Son olarak zeytinyağı, nar ekşisi ve tuzunu ekleyip servise sunun. Afiyet olsun.
İsteğe ve mevsime göre marul, yeşil biber, sarımsak gibi farklı malzemelerle de kısırınızı zenginleştirebilirsiniz.

20 Mayıs 2019 Pazartesi

YARATICI DRAMA, ÇEMBERDEYİZ



Herkese merhaba, aniden gelen sıcaklarla hayatımda hızlı akışlar olmaya başladı. Yetişmeye çalıştığım tatlı heyecanlar içindeyim. Bu sabah drama danışmanım Müjdat Ataman, yaratıcı drama liderliği bitirme projem onayladı. Çok mutlu oldum. Dün ve önceki haftalarda başladığım yaratıcı drama 3. aşama lider yardımcılığı gönüllü çalışmam da keyifle sona erdi.

6. aşamayı tamamlamış ve bitirme projesi onaylanmış olarak katıldığım 3. Aşama yaratıcı drama atölyeleriyle tüm bilgilerim tazelendi. Belli bir yol kat etmiş biri olarak atölyelere katılmak bambaşka bir deneyim sundu. Yapılan çalışmalara daha bilinçli, daha dikkatli gözlemleme ve deneyimleme fırsatı yakaladığım için çok mutluyum. Seneler önce okuduğun bir kitabı yeniden okumak gibiydi. Yeni farkındalıklar kazanma şansım oldu.


Neleri hatırladım peki? Dramatik durum, dramatik an, rol kartları, epik tiyatro (Brecht), forum tiyatro, görünmez tiyatro, epik tiyatro, maske yapımı, Aristo (katarsis) vb.

Tüm aşama boyunca yaratıcı drama çalışmalarının yanı sıra yazmak için de bol bol hikaye topladım, teknik konuları tazeledim. Dikkatle bakınca ve akışta kalınca yaşanılan her şey insanlığın gelişimine hizmet ediyor.  Sanırım öğrendim akışta kalmayı. Herkese keyifli bir hafta diliyorum.

17 Mayıs 2019 Cuma

SIFIR ATIK PROJESİ, GERİ DÖNÜŞÜM MASALI ÇOCUK TİYATRO OYUNU



Uzun süredir öykü, masal yazmaktan bloguma vakit ayıramadım. Ama inanın hiç boş durmadım. Çok mutluyum hem de çok. Bugün yeryüzüne ayak basar mıyım bilemiyorum.


Gemlik Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitimi Merkezi ve Gemlik Sosyal Yaşamı Destekleme Derneği işbirliğinde hayata geçirilen sıfır atık projesi kapsamında atık yağların geri dönüşümünü anlatan bir masal yazmıştım. Bir geri dönüşüm masalı. 





Sevgili Adem Yıldırım ve tiyatro ekibi bu masalı tiyatro sahnesine taşıdı. Masalın ilk gösterimi 2 Mayıs 2019’da yapılmıştı. O zaman izlemeye gidememiştim. Bugün ailece Gemlik'e Cemil Meriç Kültür Merkezi'nde sahnelenen masalımın ikinci gösterimini izlemeye gittik. Üçüncü gösterimi saat 17 Mayıs, saat 14:00'te yapılacak.



Hala o büyünün etkisindeyim. Yazdığım bir masalın sahnedeki halini izlemek, masalın sesini duymak nasıl bir mutluluk, nasıl büyük bir heyecan anlatamam. Gemlik'teki ilköğretim öğrencileri ve öğretmenleriyle dolup taşan bir salonda kendi çocuklarım ve eşimle birlikte benim yazdığım bir masalı sahnede izlemek muhteşem bir duygu. İlköğretim öğrencilerinin oyun bitene dek çıt çıkarmadan pür dikkat oyunu izlemeleri beni benden aldı. Daha önce de çocuk oyunlarını izlemeye gitmiştim. Ama bu unutamayacağım bambaşka bir tecrübe oldu.
Oyunun sonunda kopan salonu inleten minik ellerin alkışı hala kulaklarımda. 


Çok yoğun duygular çok. Oyun bittikten sonra sahnenin arkasına geçtik ailece, oyuncu arkadaşlara teşekkür etmek için. Ben onlara teşekkür edecekken onlar benden önce davrandılar. Tanışmaktan duydukları mutluluk, birbirlerimizin gözlerinin içine bakışımız, benim mutluluk gözyaşlarım… Selim’in ‘anne yazdığın masalı çok beğendim’ diyerek bana sarılması. Bin bir teşekkürle sahneden ayrılmamız. 


O kadar büyük bir hediye ki bu benim için. Yaşadığımız çevreye ve doğaya sahip çıkan yazdığım masalın çocuk tiyatrosu olarak sahnelenmesi, yüzlerce öğrenciye ulaşması, çeşitli kuruluşlar tarafından desteklenmesi ve tüm bunları ailemle birlikte yaşamak en büyük hediyem oldu. Bir de kırmızı kadife kutunun içinde benim adıma hazırlanan teşekkür plaketini alınca, gerisini siz düşünün artık :)
Geri dönüşüm masalıma can veren sevgili Adem Yıldırım ve onun güzel ekibine çok teşekkür ederim. Böyle bir projede yer almaktan onur duydum. 
12 Haziran'da Bursa Merinos Kongre ve Kültür Merkezi'nde 4.kez sahne alacak. Herkesi bekliyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...