18 Ekim 2018 Perşembe

BİR LOKMALIK MASALLAR-FERİDUN ORAL



Feridun Oral hem resimleri hem de yazdığı öykülerle oğlumun en sevdiği yazarlardan biri oldu. Yazarın diğer kitapları gibi bu kitabı da oğlum sık sık okumamızı istiyor. 
Kitabın içinde Ay'daki Ağaçkakan, Kurbağanın Trampeti, Küçük Kara Kuzu, Tavşanın Bostanı, Sürpriz Yumurta vb. 22 kısa masal yer alıyor. Kısa ve akıcı bir anlatımı olan masallar hem okuyucuya hem de dinleyen çocuklara keyifli bir serüven sunuyor. Çocukların dinlemekten çok keyif aldığı bir masal kitabı olmuş. Sadece okuyup kitaplığa konulacak bir kitap değil, eğitimciler ve yaratıcı drama liderleri için de uygulamaya dönük etkinlikler yapılabilir. Yaratıcılığı harekete geçiren eğlenceli bir eser. 
Yazan: Feridun Oral
Resimleyen: Feridun Oral
Yayınevi: Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık

12 Ekim 2018 Cuma

Kitapsever Bay Tilki,Franziska Biermann



Franziska Biermann’ın yazıp çizdiği; Kitapsever Bay Tilki, kitaplardan çok hoşlanıyor. Okuduğu kitapları bittikten sonra kitabın üzerine tuz ve karabiber serperek iştahla yiyor. Ne kadar çok kitap yerse o kadar çok acıkıyor ve daha çok kitap okuyor. Yaşadığı bir olaydan sonra broşürler, günlük gazeteler, mobilya kullanım kılavuzları okumak zorunda kalıyor. Yetersiz beslenme yüzünden sindirim sistemi allak bullak oluyor. Bir gün yine bir sebepten dolayı hapishaneye düşer. Okuyacak hiçbir şey bulamaz dolayısıyla aç kalır. Rüyalarında 600 sayfalık kitaplar okuyup yer. Rüyalar karın doyurmaya yetmez. Kitap yiyici bay tilki uzun süre böyle yaşayamayacağını anlar. Bir an önce bu duruma bir çözüm bulması gerekir. Acaba nasıl bir çözüm bulur?
+9 yaş için hazırlanmış olsa da 5 yaş çocuklarının da sıkılmadan keyifle dinlediği eğlenceli bir kitap.

Yazar: Franziska Biermann
Çizer: Franziska Biermann
Yayınevi: Hep Kitap
Konusu: Kitap okuma sevgisi

Franziska Biermann Kimdir?
Çocuk ve gençlik kitapları çizeri ve grafiker olarak çalışıyor ve ailesiyle birlikte Hamburg’da yaşıyor. Hikayeleri anlatmayı ve onları örneklemeyi her zaman sevdi. Gerçekçilik ve masal motiflerinin karışımıyla yeni bir şeyler yaratmaya ilham kaynağı oldu.
Okulu bitirdikten sonra, Alman dili ve edebiyatı öğretmeni olmak istiyordu ama bunun yerine illüstrasyon çalışmasını bitirdi. Kariyerinin başlangıcında illüstrasyonlara odaklanmış olmasına rağmen, aynı zamanda hikayeleri keşfetmekten keyif aldı. İlk yayınları hala okuyorken bir çocuk dergisinde yayınlandı. O zamandan beri birçok çocuk kitabı yayınladı.

Yazarın Diğer Kitapları: Bay Tilki ve Kırmızı İp, Tembel Kedi Josef,
Yazarın Katkıda Bulundukları: Korkunç Hayaletli Şeyler


9 Ekim 2018 Salı

Coco - Koko (imdb 8,5/10) - En iyi animasyonlar

coco ile ilgili görsel sonucu

Sanırım abartıyorum ama izlediğim en iyi animasyon bu oldu şimdilik, yani listenin başına oturdu. Tabiki Pixar. Hem çocuklar için mükemmel (7+) diyebiliriz, hem de yetişkinler için. 7+ çünkü biraz daha küçükler bir ihtimal ki ölüler diyarından korkabilir, yani ölüler diyari dediysek cıvıl cıvıl aynı dünya. Tek fark ölülerin yüzlerini Pixar her ne kadar sevimli yapmışsa da burunları olmadığı için belki ufaklıklardan bazıları korkabilir. Bizimki korktu nitekim.

Gelelim konusuna. 12 yaşındaki Miguel, en sevdiği efsanevi Meksikalı gitarist Ernesto de la Cruz'un kabrinden gitarını almaya çalışmasıyla kendini ölüler diyarında bulur.  Ölüler diyarından kurtulmaya çalışan Miguel, burada ölen akrabaları ile karşılaşır ve onların da yardımıyla ailesinin gerçek hikayesini ortaya çıkarır. 

En iyi animasyon filmleri listemin tepelerinde şimdilik Coco var, daha iyisi yapılana kadar bekliyoruz ailecek. Keyifle izleyebilirsiniz.

30 Eylül 2018 Pazar

ÜÇ BOYUTLU TAŞ ÇERÇEVE

İlk kez geçen yıl gitmiştik Gökçeada'ya. Ada güzel, çok güzel. Yolu uzun sadece. Aslında uzun da sayılmaz; ama iki çocukla beş dakikalık  mesafe bile yüzyıla bedel olabiliyor bazen. Hele kardeş kavgaları başladıysa ve meraklı göz sayısı ikiden dörde çıktıysa... Adadan dönerken seneye gelmem, bir daha çekemem bu kadar sıkıntıyı, tatile mi gidiyoruz ceza çekmeye mi diye söylendim durdum. Söylendim de ne oldu? Mayıs başında başladım Gökçeada hayalleri kurmaya. Yolculuk kısmı yine aynı işkenceyle geçse de midem genişlemiş olacak ki çok da oralı olmadım. Tamam çileden çıkıp söylendim yine ne işim var burada, tatil benim neyime dedim. 


Neyse geçen yıla göre çocuklar daha haylaz, daha özgür, daha susmak bilmez, daha kararlı olsalar da ben adanın keyfini çıkarmayı ilke edindim. İşte bu taşları da bir kriz anından kurtulmak için taş avına çıkıyoruz diyerek birlikte topladık. İyi ki toplamışız. Kumun üzerine taşlarla şekiller yaptık. Taşlardan beğendiklerimi bir torbaya ayırdım yanımda getirdim. Bursa'ya gelince de İkea'da satılan üç boyutlu çerçevelerden aldım. Silikon tabancasıyla taşları tek tek çerçevenin içindeki suntanın üzerine yapıştırdım. Sonra da çerçeveyi kitaplığa koydum. Gözümüzün önünde dursun dedim. Baktıkça hatırlayalım. Bir daha asla dediğim şeyi nasıl da tıpış tıpış yaptığımı hatırlatsın, çocukların beni çileden çıkardığı bir kaos anında şimşek hızıyla o kaostan kurtulabildiğimi hatırlatsın, iki çocukla tatil mi olurmuş diye halimize acıyanlara; çok güzel oldu bakın bu da kanıtı demeyi hatırlatsın, tatile giderken boş yere oyuncak götürmeyelim çocuklar yüzüne bile bakmadıyı hatırlatsın vb. bana çok şey hatırlatır daha bu taşlar.
Yapmak isterseniz silikon tabancasının ısınması hariç beş dakikanızı almıyor, benden söylemesi.



28 Eylül 2018 Cuma

ELLİKA TOMSON'UN KEŞİF GÜNLÜĞÜ-ASA LİND



‘’Hayatta keşfedilecek bir şey daima vardır! En iyi bildiğinizi sandığınız yerde bile!’’ 
diye başlıyor arka kapak yazısı. Huyumdur, bir kitaba başlamadan önce kapak yazılarını okurum. Bazen içerikle ilgili bazen de ilgisiz arka kapak yazılarıyla karşılaşırım. Bu yazının devamında birkaç cümle daha var. Ama bence bu iki cümle bile yeterli kitabın özünü vermeye. Kumkurdu serisini sevenlerin bu kitabı da çok seveceğini düşünüyorum.
Ellika’nın bir ödev hazırlaması gerekiyor. Çok fazla vakti yok. Ödevi hazırlaması için önünde sadece hafta sonu var. Ödev uzun zaman önce yaşamış bir kaşif hakkında uzun uzun yazması gerekiyor.
‘’Keşfetmek için uzak ülkelere gitmek şart mı? İnsan yaşadığı apartmanda da keşfe çıkamaz mı?’’ diyor komşusu Pampas ve minicik bir defter ve kalem veriyor Ellika’ya. İşte böyle başlıyor Ellika’nın keşif günlüğü. Her keşifte başka başka şeyler keşfediyor. Keşif günlüğüne not ettiği ilk keşif:

Keşfettim ki annem çok küçük.
Bir kibrit çöpü kadar. Ama kolları da var.
Pampas’ın kulağı gri kıllarla kaplı.
Bir de kulakları çok büyük.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...