20 Mayıs 2019 Pazartesi

YARATICI DRAMA, ÇEMBERDEYİZ



Herkese merhaba, aniden gelen sıcaklarla hayatımda hızlı akışlar olmaya başladı. Yetişmeye çalıştığım tatlı heyecanlar içindeyim. Bu sabah drama danışmanım Müjdat Ataman, yaratıcı drama liderliği bitirme projem onayladı. Çok mutlu oldum. Dün ve önceki haftalarda başladığım yaratıcı drama 3. aşama lider yardımcılığı gönüllü çalışmam da keyifle sona erdi.

6. aşamayı tamamlamış ve bitirme projesi onaylanmış olarak katıldığım 3. Aşama yaratıcı drama atölyeleriyle tüm bilgilerim tazelendi. Belli bir yol kat etmiş biri olarak atölyelere katılmak bambaşka bir deneyim sundu. Yapılan çalışmalara daha bilinçli, daha dikkatli gözlemleme ve deneyimleme fırsatı yakaladığım için çok mutluyum. Seneler önce okuduğun bir kitabı yeniden okumak gibiydi. Yeni farkındalıklar kazanma şansım oldu.


Neleri hatırladım peki? Dramatik durum, dramatik an, rol kartları, epik tiyatro (Brecht), forum tiyatro, görünmez tiyatro, epik tiyatro, maske yapımı, Aristo (katarsis) vb.

Tüm aşama boyunca yaratıcı drama çalışmalarının yanı sıra yazmak için de bol bol hikaye topladım, teknik konuları tazeledim. Dikkatle bakınca ve akışta kalınca yaşanılan her şey insanlığın gelişimine hizmet ediyor.  Sanırım öğrendim akışta kalmayı. Herkese keyifli bir hafta diliyorum.

17 Mayıs 2019 Cuma

SIFIR ATIK PROJESİ, GERİ DÖNÜŞÜM MASALI ÇOCUK TİYATRO OYUNU



Uzun süredir öykü, masal yazmaktan bloguma vakit ayıramadım. Ama inanın hiç boş durmadım. Çok mutluyum hem de çok. Bugün yeryüzüne ayak basar mıyım bilemiyorum.


Gemlik Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitimi Merkezi ve Gemlik Sosyal Yaşamı Destekleme Derneği işbirliğinde hayata geçirilen sıfır atık projesi kapsamında atık yağların geri dönüşümünü anlatan bir masal yazmıştım. Bir geri dönüşüm masalı. 





Sevgili Adem Yıldırım ve tiyatro ekibi bu masalı tiyatro sahnesine taşıdı. Masalın ilk gösterimi 2 Mayıs 2019’da yapılmıştı. O zaman izlemeye gidememiştim. Bugün ailece Gemlik'e Cemil Meriç Kültür Merkezi'nde sahnelenen masalımın ikinci gösterimini izlemeye gittik. Üçüncü gösterimi saat 17 Mayıs, saat 14:00'te yapılacak.



Hala o büyünün etkisindeyim. Yazdığım bir masalın sahnedeki halini izlemek, masalın sesini duymak nasıl bir mutluluk, nasıl büyük bir heyecan anlatamam. Gemlik'teki ilköğretim öğrencileri ve öğretmenleriyle dolup taşan bir salonda kendi çocuklarım ve eşimle birlikte benim yazdığım bir masalı sahnede izlemek muhteşem bir duygu. İlköğretim öğrencilerinin oyun bitene dek çıt çıkarmadan pür dikkat oyunu izlemeleri beni benden aldı. Daha önce de çocuk oyunlarını izlemeye gitmiştim. Ama bu unutamayacağım bambaşka bir tecrübe oldu.
Oyunun sonunda kopan salonu inleten minik ellerin alkışı hala kulaklarımda. 


Çok yoğun duygular çok. Oyun bittikten sonra sahnenin arkasına geçtik ailece, oyuncu arkadaşlara teşekkür etmek için. Ben onlara teşekkür edecekken onlar benden önce davrandılar. Tanışmaktan duydukları mutluluk, birbirlerimizin gözlerinin içine bakışımız, benim mutluluk gözyaşlarım… Selim’in ‘anne yazdığın masalı çok beğendim’ diyerek bana sarılması. Bin bir teşekkürle sahneden ayrılmamız. 


O kadar büyük bir hediye ki bu benim için. Yaşadığımız çevreye ve doğaya sahip çıkan yazdığım masalın çocuk tiyatrosu olarak sahnelenmesi, yüzlerce öğrenciye ulaşması, çeşitli kuruluşlar tarafından desteklenmesi ve tüm bunları ailemle birlikte yaşamak en büyük hediyem oldu. Bir de kırmızı kadife kutunun içinde benim adıma hazırlanan teşekkür plaketini alınca, gerisini siz düşünün artık :)
Geri dönüşüm masalıma can veren sevgili Adem Yıldırım ve onun güzel ekibine çok teşekkür ederim. Böyle bir projede yer almaktan onur duydum. 
12 Haziran'da Bursa Merinos Kongre ve Kültür Merkezi'nde 4.kez sahne alacak. Herkesi bekliyoruz.

10 Şubat 2019 Pazar

CABULA MABULA, SERPİL URAL


Bir varmış bir yokmuş diyerek Afrika’nın güneyinde başlıyor kitabımız. Kendi siyah, gözleri siyah bir kralı var bu ülkenin. Adı MABULA. Neşesi ve mutluluğu ile dikkat çeken kral Mabula’ya herkes ‘CABULA MABULA’ diyor. Çünkü ‘Cabula’ onların dilinde ‘mutlu’ anlamına geliyor.

Cabula Mabula’nın mutluluğuna kahkahaları eşlik ediyor. Mutlaka mutlu olacak bir şey buluyor. Ve mutluluğuna eşlik eden ormanın her yerinde çınlayan bir kahkahası oluyor. Bir de büyücü Mureva var; mutsuz, gülmeyi bilmeyen ve kahkaha sesinden rahatsız olan bir büyücü bu. Kahkahası olanları kıskanan…

Bu mutsuz büyücü herkesin özellikle de Cabula Mabula’nın mutsuz olması için, bir gün bitkiler toplayıp ormana dumanlar yayıyor. Bu duman ormandaki tüm renkleri alıp rengarenk bir duman haline dönüyor. Bu renkli dumanı bir sandığa kapatıp sandığın üzerine oturuyor büyücü. Bu olaydan sonra ormanda tek bir renk bile kalmıyor.

Büyücünün bu hainliğini bir tek leylek görüyor. Arkadaşı kertenkele ile birlikte renkleri kurtarmak için plan yapıyorlar. Ve tabi ki her masal da olduğu gibi mutlu sonla bitiyor kitabımız.
Yazar: Serpil Ural

Resimleyen: Serpil Ural
Yayınevi: Kök Yayıncılık

5 Şubat 2019 Salı

BUGÜN BİR KOVA DOLDURDUN MU?


Yazar kova doldurmayı, ilk kez 1990’lı yıllarda katıldığı erken çocuk gelişimi hakkındaki bir konferansta duyduğunu açıklıyor kitabın giriş yazısında. Kovanın çocuğun zihinsel ve duygusal sağlığını ifade ettiğini yazıyor. Kovayı göremezsiniz ama oradadır diyerek konunun altını çiziyor.
Dünyadaki herkes, her gün ellerinde görünmez kovalar taşırlar. Kimse bu kovaları göremez. Kovanın amacı duygu ve düşünceleri içinde tutmaktır. Kovası dolu olanlar kendini mutlu hissederken, boş kova sahipleri üzgün ve yalnız hissederler. Dolayısıyla dolu bir kovaya sahip olmak harika bir his yaşatır.
Peki, nasıl dolar bu kovalar, ya da neden boşalır? Başkaları senin kovanı doldurabilir, sen başkalarının kovasını doldurabilirsin ya da kendi kovanı kendin doldurabilirsin. Birine sevgi gösterdiğinde, kibar davrandığında, birinin kendini özel hissetmesini sağladığında hatta sadece gülümsediğinde hem kendi kovanı hem de karşındaki kişinin kovasını doldurursun.
Biriyle alay eder, kalbini kırar, kötü sözler söyleyip değersiz hissettirirsen her iki kovayı da boşaltırsın. Ve bu her iki tarafı mutsuz eder. Bir başkasının kovasını boşalttığın zaman senin kovan asla dolmaz.
Şimdi sen de bir kova doldurmayı denemek ister misin? Etrafındaki insanlara onları sevdiğini söyleyerek başlayabilirsin. Onlara değerli olduklarını, neden onları sevdiğini, onları gülümsetmeyi, merhaba, nasılsın demeyi, yardım etmeyi vb. denemek ister misin?
Bugün birinin kovasını dolduracağım diyerek başlayabilirsin. Her günün sonunda bugün bir kova doldurdum mu diye sorabilirsin kendine.
Unutma başkasının kovasını doldurduğunda senin de kovan dolar, ve bu dolu kovalar yaşadığın yeri iyi bir yer yapar.

Yazar: Carol McCloud
Çizer: David Messing
Yayınevi: Butik Yayıncılık

Kitabın Aldığı Ödüller
-2007: Annelerin Seçimi Ödülü-En iyi resimli çocuk kitabı
-2007: Writer’s Digest- En iyi resimli çocuk kitabı
-2007: DIL Kitap Festivali- En iyi resimli çocuk kitabı
-2007: Kitaplar ve Yazarlar Ağı- En iyi çocuk kitabı
-2007: ‘Best Yo Can Be’ Vakfı- En iyi on çocuk kitabından biri ödülü
-2007: Londra Kitap Festivali- Onur ödülü
-2008: Nautilus Kitap Ödülü- Gümüş Madalya
-2008: NABE Pinnacle Kitap Başarı Ödülü

-2011: Mor Kızböceği Kitap Ödülü- Birincilik

23 Ocak 2019 Çarşamba

BİR KEDİDEN MEKTUPLAR,HELEN HUNT JACKSON


 Kitap Helen adında bir çocuğun kedisinin yazdığı mektuplardan oluşuyor. Tüyleri çok güzel, koyu gri renkli ve üzerinde siyah çizgileri olan kocaman gözleri ve sivri kulakları ile bir tilkiye benziyor Helen’in kedisi. Helen’in kedisi çünkü en çok Helen seviyor onu.

Öykü; Helen ve babasının at arabalarıyla bir yolculuğa çıkmasıyla başlıyor. Yolculuk Helen’in teyzesinin evinde son buluyor. Teyzesinin evine ulaştıklarının dördüncü gününde annesinden ve kedisinden mektuplar almaya başlıyor Helen. Hayatında ilk kez mektup almanın verdiği sevinçle iki mektubu da cebinde taşıyor ve mektupları gördüğü herkese gösteriyor.
Helen kedisinin mektup yazabileceğine inanmıyor; çünkü daha önce onu hiç mektup yazarken görmediğini söylüyor. Belki annesinin kedisine kalem tutmayı öğretmiş olabileceğini düşünüp kedisine mektupla soruyor. Kedi, bir sonraki mektubunda tek başına yazdığını açıklayınca Helen kedisine inanıyor.
Öykünün giriş kısmı hariç kitap, kedinin yazdığı yedi mektuptan oluşuyor. İnsanlarla birlikte yaşayan bir ev kedisinin gözlemleri, yaşadığı olaylar, olaylar karşısındaki düşünceleri ve duygularından oluşan kitapta birkaç sayfada kara kalem çizimler yer alıyor.
Mektupların bazıları hüzünlü bazıları da komik ve safiyane ifadelerle yazılmış. Kitabın yazılar okunaklı, anlatımı akıcı ve sıkmayan bir dile sahip.
‘Görüyor musun, sen burada olmasan bile senin bana olan sevgin beni nasıl koruyor…’
Yazar: Helen Hunt Jackson
Yayınevi: Odtü Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 72


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...